August 2007
3 posts
Ah Uçabiliyorum!
Eskişehir’e uçacağım bu akşam. Geceyi yukarıda karşılarım. Aya hareket çeken bir adam görürseniz, o benim. Takılıyorum ben ona. Bak, gülümsüyor. 
Aug 16th
---
Yea beybe!
Aug 16th
---
Sevgili -, Duyulmasın dediğimizden daha güzel soluklar gördüm. Gripten daha fazla burun akıtan güneşler, ayrılıklardan daha bağlayan içkiler… Notumu alınca telesekretere mesaj bırak. Sekreteri kovdum. Masayı attım. Sandalye kaçtı. Biz sizi çok severiz bak. Hastayım… Hırfg…
Aug 13th
July 2007
2 posts
““Yeteneklerin en fazla geliştiği zaman, insanın bütün bir dünyayı...”
– Mary Wollstonecraft
Jul 22nd
---
Defterin yanımda taşınamayanı. İşlevsel olmayan defter. Cebi bırak, arabanın arka koltuğuna zor sığan defter. Öyle böyle… Oğuz Atay, günlük tutmaya başlarken, insanlara serzenişte bulunmuş: “Doğru düzgün dinlenmeyen adam günlük tutar. Bana da bunu yaptırdınız ya!” Yazı ve şiir büyük oyundur. Oyunu ciddiye alıyorum. O kadar ciddiye alıyorum ki, tekrar tekrar yazarım, kazanmam için...
Jul 22nd
June 2007
12 posts
---
Disiplin itaat etmek, uslu olmak uymak değildir. Disiplin, kararların doğrultusunda yürümekten korkmamaktır. Bir dövüş sanatı öğrencisinin acı içindeyken yumruk atması ve tek bir komutta şınav çekmesi mesela ya da bir yazarın parmakları acırken yazmaya devam etmesi disiplindir. Uslu olmak, doğru olmadığını düşündüğünüz bir şey karşısında ses çıkarmaktır; anlamlı olmayabilir. “Buradan...
Jun 26th
““İnsan doğası itibariyle ahlâk sistemini iyileştirmek yerine...”
– Adam Ferguson
Jun 26th
Sistemi Sınavda Kıran
Sistemi sınavda kırdıran öğretmenimize buradan teşekkür ediyorum. Sen çalıştığın hâlde, çalışmayanları geçirdin ve o kadar da samimi değildin onlarla… diyebilirim kendi kendime, boş kalırsam ve çok sıkılmışsam. Burada gözden kaçırılmaması gereken konu, senelerdir sınavına girdiğimiz dersi vermeye çalışıp veremeyen, öğrenmeyen kişilerin benim çalışıp öğrenmem karşısında hiçbir şekilde...
Jun 26th
Yolcu
Yazlık yolcusuyum. Buraya yazı atmak istediğimin ikinci dakikası yazımı atılmış olarak görmek iyiydi. Şimdi atmak istediğimin yarım saat sonrasında, internet kafedeki masaların altına yorgun ayaklarımı uzatarak görebileceğim. Düşününce, yarım saat yürümeye değer.
Jun 21st
““Dünyanın en fakir insanı, paradan başka hiçbir şeye sahip olamayan...”
–  Arthur Schopenhauer
Jun 21st
---
Bütün millet elektrik derdindeyken patlama olan trafodaki dört ölüye üzülen var mıydı? Telefon açılan yerden, “İçerideki cesetleri çıkaralım, tamir ederiz” cevabı alındığındaki yüzleri düşündüm ara ara. Bir gecede kaç kâbus görülebilir?
Jun 21st
Her Uyku
Her uyku, uyanmaktır. Ekranın köşesindeki saate bakmak için kızarmış gözlerimi kısarken uyanmayı düşünmem büyük ihtimalle pek sağlıklı değil; ama bilinçaltımın ortalarında - evet o yeşillik bahçenin yanında menekşeler var ya, orası- güzel bir kız imgesi varken, uykudaki morlu kırmızılı göğü görüp ne yapacağım. Hem Salvador Dali’nin dediği gibi… Uyandığında düşler dağılır, geriye...
Jun 20th
---
Hayat, yaşanmaya değmez; değen, anlar ve insanlardır.
Jun 20th
““…Ve hepimiz az ya da çok rüyacı değil miyiz!” ”
– Dostoyevski
Jun 20th
---
Bir baltaya sap olma derdinin olmaması belli bir rahatlık vermez; çünkü ne sap vardır, ne de balta. Ama huzursuzluk var; hem de tüm sivri köşeleriyle karşımda duruyor. Rahatlıktan değil… Bir saniye sonra yaşayacağının bile varsayım olduğunu bilirken, sırf yaptığın işi yapmak istediğin için neyin varsa yatırmandan geliyor. Umut da yok. Sap kaybolunca balta düştü ya, işte umudun üstüne...
Jun 20th
Çalarken Işığı Kapatan Yönetim
Son şarkımızı çaldırmayan yönetim, ne olacak bakalım sizin durumunuz. Ben sizin yerinizde olsam… Adam gibi çalmayı başaramayan ben, ne diyebilirim ki sana. O son şarkıyı adam gibi çalabiliyor muydun? Haydi haydi… Bak eğlence de çıktı bana. Cimcik cimcik doldururum burayı. Blog tutamıyorum. Geriliyorum tutarken.
Jun 20th
Oyun
Çok sıkılıyorum. Hiç oyun da yok bilgisayarda. Kitap okumaya kalkınca da gözlerim kapanıyor. Beynim uyuştu. Bir anda moronlaşsam, duyumlar duyum olarak kalsa yine de yapabileceklerimi yapmak istiyorum; ama başlayacağım şimdi saydırmaya. Ne kadar gerekli şey varsa onunla doldurmuşum evi. Ne güzel aslında… Bunu bir daha dersem kafamı duvara vuracağım. Öyle.
Jun 20th